Stres çoğu zaman hayatımızdan tamamen çıkarmak istediğimiz bir durum olarak görülür ancak stres hayatın bir gerçeğidir ve doğru düzeyde olduğunda bizi harekete geçiren, odaklanmamızı sağlayan ve performansımızı artıran doğal bir tepkidir. Yani stresin motive edici ve tetikleyici bir yönü vardır.
"Stres yaratan şey yaşanan olay değil, olaya yüklediğimiz anlamdır. Yani stres, olayı yorumlamamızla başlar."
O nedenle bir olay herkes için stres kaynağı değildir. Stresin belirleyicisi yorumlarımız olduğuna göre geçmiş deneyimlerimiz ve deneyimlerimizle şekillenen düşüncelerimiz aslında stresin en önemli nedenlerinden biridir.
Stresin Belirleyici Faktörleri
Stresin varlığı değil; yoğunluğu, süresi ve baş etme biçimimiz hayatımızda belirleyicidir. Kısa süreli stres, bir sunuma hazırlanırken ya da önemli bir karar öncesinde bizi motive edebilir. Ancak stres uzun süre devam ettiğinde bedensel ve ruhsal zorlanmalara yol açıp günlük hayatımızı etkilemeye başlayabilir.
Sürekli gerginlik hali, uyku sorunları, dikkat dağınıklığı, tahammülsüzlük ve tükenmişlik bu durumun sık görülen işaretleridir. Stresin zararlı hale gelmesi, onunla baş etme yollarımızın yetersiz kaldığı noktada başlar.
Yönetilebilir Bir Güç Olarak Stres
Stresle baş etmede amaç stresi tamamen yok etmek değil, stresi tanımak, kaynaklarını fark etmek ve yönetebilmeyi öğrenmektir. Yönetilebilen stres gelişimi destekler; kontrol edilemeyen stres ise yaşam kalitesini düşürür.
Kendi stres kaynaklarınızı keşfetmek ve bu kaynaklara verdiğiniz anlamları yeniden değerlendirmek, daha dengeli bir yaşamın kapısını aralar. Unutmayın, stresle olan ilişkiniz, hayat kalitenizi doğrudan belirleyen en temel unsurlardan biridir.
Ayşegül Keskingöz
Uzman Psikolog ve Aile Danışmanı. 18 yıllık mesleki tecrübesiyle bireylere ve çiftlere rehberlik etmektedir.
Hakkımda